Takip Edin
HOSTEC Tusid İstanbul

Gündem

Şaraba sanatsal yorum: Cezz şarapları

Tiyatro ve sinema oyunculuğunun başarılı ismi Cezmi Baskın, geçmişten bugüne taşıdığı şarap tutkusunu, Cezz Şarapları’nda ile buluşturdu.

Yayınlanma tarihi

-

Cezz Şarapları

Büyük şehirlerin kalabalığından uzak, sakin ve kendine özgü dokusu nedeniyle Bozcaada’da yaşamayı tercih eden tiyatro ve sinema oyuncusu Cezmi Baskın, oyunculuktan geri kalan zamanlarını, Bozcaada’daki evinde, üzüm bağları ile ilgilenerek geçiriyor. Şarap ve zeytinyağı yapımında deneyimli kişilerle yola çıkan Baskın, şarap üretimindeki serüvenini dergimize anlattı…

Şarabın hayatındaki yerinin çok eskilere dayandığını ve İzmir’de yaşadığı dönemde amatörce şarap denemeleri yaptığını söyleyen Cezmi Baskın, merakının yanında mevcut şartlarını zorladığını ve Bozcaada’ya yerleştikten sonra oradaki şarap geleneğine katıldıklarını söylüyor. “Bozcaada’ya yerleşince oradaki şarap geleneği ile şarapçılığa bulaştık ama şarap zeytinyağsız olmuyor bunu anladık” diyen Baskın, Bozcaada’ya, bölgenin sakin ve sevimli yanını yaşamak için taşındıklarını belirtiyor.

Cezmi Baskın

Ticari işe sanat katmak peşindeyiz

İlk üretim şaraplarının yılbaşında piyasaya çıkacağının müjdesini veren Baskın, şarap üretimi konusunda oldukça titiz bir çalıma süreci yürüttüklerini, çıktıkları bu yolda da ürünlerinin tüm detaylarına sanatsal bir yorum katmayı amaçladıklarını ifade ediyor. Baskın şarap üretimi yolculuğundaki detaylarla ilgili şunları söylüyor, “Şarapta gerçek anlamda butik olarak çalışan bir işletmeyiz. Tamamen kendi üzümümüzü kullandığımız küçük miktarlarda üretim gerçekleştirdiğimiz bir işletmeye sahibiz. İşlediğimiz üzümler; Malbec, Cabernet Sauvignon, Shiraz. Bunlar iyi sonuç verirse yeni üzüm türlerinde de üretimlerimiz olacak. Yılbaşına yakın süreçte bir Malbec, Cabernet Sauvignon Shiraz’ın bir kupajı çıkacak ki bunlar, meşe fıçılarda yıllandırdığımız, üst kategoride yer alacak olan şaraplardır. Türkiye’de çok az bağda bu üzüm türlerini görebilirsiniz. Diğer üreticilerden kendinizi ayıracak ve butik olacaksanız, olmayan bir şeyi üretmeniz gerekiyor. Bağcılık domates yetiştiriciliği gibi bir şey değil. Araştırmak, içmek, tatmak, tartışmak lazım. Bu nedenle ilk önce Türkiye’deki kaynakları araştırdım ancak çok az bilgi edinebildim. Yüksek düzeyli profesörler bile Malbec üzümünü tanımıyor. Bu şarap yeni yeni Arjantin’den geliyor, ancak anladığım kadarı ile üretim fazlası, füzyon şaraplar. Gerçek Malbec şarabının buraya geldiğini sanmıyorum. Tanklara doldurulup, gemilere yüklenen ve 2.- 3. kalitede şaraplar. Bu nedenle araştırmalarım sonrasında Fransa’dan çubuk getirttim. Çok iyi sonuç verdi ve ilk sene neredeyse salkım almaya başladık. Bozcaada’nın sakinliği, üzümünün iyi olması, denizinin temizliği, şarap sektörünün burada oturmuş olması bizim açımızdan çok önemli. Yani Bozcaada’da alt kültür var zaten. Bu açıdan Bozcaada bizim açımızdan biçilmiş kaftandı…

Bağcılıkta bilimsel, romantik ve kavgacı olmak gerek

Mevcut dönümlerimizin bir süre sonra yeterli olmayacağını ve bir fabrika kurulacaksa yeni bağlara ihtiyaç olduğunu düşündük. Bu noktadan hareketle aşağı yukarı aynı kültürün olduğu
Kaz Dağları’na doğru gitmeye başladık. Orada uygun fiyatta araziler bulduk ve 60 dönüme yakın bir bağ tesisi oluşturduk. Bu işi yaparken, biraz romantik olmak, doğayı değiştirmek anlamında kavgacı olmak lazım. Bu anlamda doğa ile mücadele de gerekiyor. Sulama çok önemli bir unsur ve ilk dönem su yoktu. Su kaynakları bulduk ve küçük barajlar yaparak bağların olduğu yere su getirdik. Bilimsel romantik ve kavgacı olmak lazım bağcılık için. Dünya standartlarına göre bir şey oluşturamıyorsanız şarapta, kendi kişiliğinizi koyup benim Malbec’im, benim Cabernet Sauvignon’un böyle olmalı diyebilmeliyiz. Kendi kişiliğinizi kavgacılığınızı da şaraba eklemeniz lazım. Biz burada bir maceraya yelken açtık. Her denememizi yılda bir kez yapabiliyoruz ve bu da korkunç bir heyecan veriyor…”

Satıp bitirelim diye bir derdimiz yok

“İdealimiz şarap konusunda bir efsane yaratmak elbette, ama yıllık yağışlar, rekoltenin durumu bu işte çok önemlidir” diyen Baskın, “Biz günübirlik tüketilen, günübirlik para ya da şöhrete dönen bir şarapçılık yapmak istemiyoruz. Çalışma arkadaşım Serap Hanım’la oturup bu kararı aldık. İkimiz de idealistiz bu anlamda. Geçen sene 2500 sene şarap yaptık. Bu 2500 şişeyi sattık sattık satamadık biz bunları bekleteceğiz. Satıp bitirelim diye bir derdimiz yok. Gelecek sene, olmadı bir sonraki sene satarız. Şartları oluşturmak önemli. Bir depo yaptırmak istiyorum. Uzun süre şarapları dinlendirebilecek ve saklanacak kıymette olmasını sağlayacağız. Biraz pahalı tutacağız şarabımızı, satarsak satarız satamazsak bekletiriz” diye konuşuyor.
Bir dönem eşiyle birlikte gastronomi alanında da çalıştıklarını, fakat Türkiye’nin o zamanki durumu ile taban tabana zıt bir bakış açıları olduğunu ifade eden deneyimli oyuncu şunları söylüyor; “Açtığımız restoran, Türk damak lezzetine uzaktı. O nedenle hayal kırıklığına uğradık ama tamamen umudumuzu yitirmedik. İleride belki de kendi şarabımız ve yemeklerimizi sunduğumuz bir mekanımız da olabilir. Derdimiz ilk önce iyi şarap üreticisine ulaşmak. Yani Cezz Şarapları’nın iyi şaraplar olduğu konusunda insanların kafasına bir cümle kazımak lazım ilk önce. Belirli bir standarttı oturttuktan, fiyatının karşılığını vereceğiniz şaraplar sunduktan sonra, işin süslemesine gitmek için kendi düşündüğümüz yemekleri de ekleyebiliriz.

İnsanların evlerindeki kavlara girmeyi amaçlıyoruz

Sektörde baktığınız zaman 2500 şişe çok küçük bir miktar gibi gelebilir ama biz bir anda piyasaya çıkmak istemiyoruz. Küçük sayılarda piyasaya dağıtmak, şarap sever kitleye ulaşmak istiyoruz. Biraz elit davranmaya çalışacağız bu konuda. Bütün emeğim burada. Zamanla fıçılarımızı, tanklarımızı arttıracağız, teknolojimizi yenileyeceğiz, makinelerimizi büyüteceğiz. İnsanların evlerindeki kavlara girmeyi amaçlıyoruz. İstiyoruz ki insanlar şaraplarımızı alsınlar ve belki beş sene sonra çok özel günlerinde tüketsinler. Benzetme doğruysa, biz yük teknelerinin değil, yatların yanaştığı bir liman olmak istiyoruz…
Bozcaada üzümünü kullanıyoruz, ama Bozcada piyasasına girmek istemiyoruz. Çünkü bütün şarapçılar benim dostum ve onlarla ticari bir rekabete girmek istemiyorum. Ticari ahlak oluşturmaya çalışıyoruz. Bozcaada’daki şarap severler isterlerse elbette onlara şaraplarımızı tattırırız, ancak bir dükkan açıp raflara girmek istemiyoruz. Az, öz, temiz ve yavaş gitmek istiyoruz…”

Şarap ve zeytinyağı birlikteliği

Şarabın yanı sıra zeytinyağı üretiminde de çalışmaya devam ettiklerini belirten Baskın sözlerine şunları ekliyor; “Şarapla zeytinyağının çağlar boyu bir kardeşliği söz konusu. Komşularımızla da zeytin üretiminde iyi bir diyalogumuz var. Yeri geliyor zeytinlerini denetliyoruz, yeri geliyor onlardan zeytin alıyoruz. Sağlıklı, tat açısından uygun ve zeytin kültürünü zenginleştirmek amacı ile orada da seçici davranıyoruz. Zeytinyağından biraz farklı bir ürün olan zeytin sütü yapıyoruz. Seçilmiş zeytinler ilk önce hafifçe ve geleneksel yöntemlerle kırılıyor, bir gece bırakılıyor ve sabaha kadar kırılan zeytinlerden ne süzülüyorsa o alınıyor. Zeytin sütünün, gerçek bir zeytinyağı tadı olmasa da kalıcı bir tadı vardır. Tıbbi anlamda çok kıymetli ve pahalı bir yağdır. Zeytinin can yağı diyebiliriz. Yine Kaz Dağları’nın güzel otlarından farklı çeşniler yapıyoruz. Antakya zeytinyağının anavatanıdır ve dünyaya yayılışı Antakya’dan olmuştur. Oradan da zeytinyağı alıyoruz. Az tuzlu ve görüntü olarak cezp edici zeytinler üretiyoruz. Şarapta da zeytinyağında da, ürünlerin içeriği kadar dışını da önemsiyoruz. Türkiye’de birçok şarap üreticisi var, ama biz İtalya’dan şarap şişesi getirtiyoruz. Talaşlardan sıkılmış mantarlar yerine organik ya da meşe kabuğu mantarları Portekiz’den getirtiyoruz. Etiketlerimizi Türkiye’nin en iyi grafikerine yaptırtıyoruz. Üretimlerimizin tamamında ürün ve ürün sunumu paralel bir titizlikle sunuluyor.”

Cezmi Baskın kimdir?

Tiyatro ve sinema sanatçısı Cezmi Baskın, 1949 yılında İstanbul’da doğdu. Tiyatro öğretmenliği yapan Baskın yurt dışında birçok oyun sahneledi. Sinema ve dizi oyunculuğu yapan Baskın, sanatsal yorum gücünü ve idealist yaklaşımını yansıttığı şarap ve zeytinyağı üretimi alanında da çalışmaları sürdürüyor.

Devamını oku
HOSTEC Tusid İstanbul
Yorum Yaz

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir